Milli Eğitim Bakanını bekleyen sorunlar


  • Gündem
  • 26 Oca 2013
  • editor
  • 1.563 views Okunma
  • Yorum Yok

 

headline (1)

Milli Eğitim Bakanını bekleyen sorunlar

Milli Eğitim Bakanlığına atanan Nabi AVCI’nın işi hem zor hem de çok kolay. Çünkü sayın bakanın devraldığı manzara çok da iyi değil. Atanmasıyla gelen olumlu tepkiler de bunu gösteriyor.

Yani bu manzarada atacağı, küçük adımlar dahi manzarayı güzelleştirmeye yetebilecektir. En önemli sorun güven sorunu, değer sorunudur. Örneğin öğretmenler, yöneticiler, bürokratlar (eski) kırgın, dargın ümitsiz ve karamsardırlar. Bunu ortadan kaldırmak mümkündür.

İletişimci bir hocaya iletişim dersi verecek değiliz fakat var olanı aktarmamız kendisine yardımcı olur. Bu da eğitime katma değer olarak döner.

Eğer; Öğretmenin 15 saat derse girip sonra da yan gelip yattığını,

Eğer; Öğretmenin yılda 3 ay tatil yapıp çok kazandığını,

Eğer; Eşine kavuşmak isteyenin talebinin haksız olduğunu,

Eğer; Atama bekleyen öğretmenin ekmek, görev kavgası yerine siyasal yada, sendikal kavga verdiğini,


*Dinçer görevini Nabi Avcı’ya devretti


Eğer; Kuralın yazılı mevzuat değil de ağzınızdan çıkan olduğunu,

Eğer; En iyi bürokratlara sahip olduğunuzu,

Eğer; Kitapta yazanın uygulama ile her zaman örtüşeceğini,

Eğer; Okulların tüm ihtiyaçlarının bakanlıkça karşılandığını,

Eğer; Okulların sorunsuz olduğunu,

Eğer; Okul yöneticilerinin paragöz olduklarını ihtiyaç olmadığı halde Aile birliklerini çalıştırdıklarını,

Eğer; Alan değiştiren öğretmenin mutlu olduğunu,

Eğer; En iyi yöneticinin torpille, mülakatla atanabileceğini,

Eğer; Hiçbir sorun yokken sorunu sendikaların çıkardığını,

Düşünüyorsanız emin olun ki bu eğerlerin hiçbiri katmaz size ya da eğitime değer… O zaman bugünden kaybetmişsiniz demektir.

Öyle düşünüp öğretmenine, yöneticisine, kapılarını kapatanların,

eşten ayrı kalmanın ne olduğunu idrak edemeyenlerin

mezun olduğu halde atanamamanın baba eline bakmanın ne demek olduğunu düşünemeyenlerin,

Her eleştiriyi provokasyon olarak görüp böyle değerlendirenlerin durumları ortadadır.

Sayın bakan brifing alırken bürokratlarınıza sorunuz (mutlaka soracaksınızdır ama) her bürokrat kendi alanında acil bekleyen ve tepki çeken birkaç konu hakkında bilgi versin… Aciliyeti de bir ay içinde çözmezsek sorun doğuracak konular olarak belirtin… Bakalım neler çıkacak:

Biz bazı genel müdürlük ve başkanlıklara buradan gördüğümüz şekliyle yardımcı olalım;

İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü

– Öğrenim özrü dahil, Özür durumu ataması (ki Sayın DİNÇER’i en çok sarsan konu diye düşünüyorum.)

– Şubat ataması (ki olması gerekir fakat başbakanın açıklamasından sonra ne olur bilmem?…)

– Taşra ve Eğitim Kurumu yöneticilerinin atamaları (mevzuat+atama)

Talim ve Terbiye Kurulu

– Haftalık ders çizelgeleri,

– Müfredat düzenlemeleri

– Haftalık ders saatinin arttırılmasının doğurduğu sonuçlar

Ortaöğretim ve Mesleki Teknik Eğitim Genel Müdürlükleri

– Okul dönüşümleri,

– Ortaöğretimde yeniden yapılanma (eğer sayın DİNÇER’in bıraktığı yerden devam edilecekse,edilmeyecekse de açıklanmalı)

– Ortaöğretim Kurumları yönetmeliği (Sınıf geçme, ödül, disiplin… dahil )

– 2013-2014 için yeni derslik ihtiyacı

Temel Eğitim Genel Müdürlüğü

– İlkokul -Ortaokul dönüşümlerinin tamamlanması,

– 2013-2014 için yeni derslik ihtiyacı

Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü

– Sıra dahil okul malzemesi taleplerinin karşılanamaması,

Basın ve Halkla İlişkiler

– Sendikal tepkiler

– Öğretmen ve Yönetici tepkileri,

– Alo 147

Peki bize sorsalar ne deriz.

Çok acil olarak yukarıdaki hususların yanı sıra;

– Bakanlıkta iş bilen muhatap bulamama, basit bir soru yada sorunda dahi telefondan telefona aktarmalar, sonuçta sıfır+sıfır elde var sıfır…

– Hiçbir inisiyatif kullanamayan, bir icraat için bakanın ağzından çıkacak olanı bekleyen çoğu zaman da söylenen ile uygulananın tutmadığı bürokrat yapısından uzaklaşılması,

– Eğitimcilerin güveninin kazanılması

– Sahip çıkılması

– İtibarsızlaştırmaya yönelik sözlerden ve icraatlardan kaçınılması,

Hem öğretmen çok değerlidir, çok seviyoruz, onlar olmadan olmaz diyip sonra da vedalaşmada dahi;

“ … İl teşkilatlarındaki yöneticilerimize ve tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum….

Eğer çocukların daha iyi eğitim alması için gerekirse öğretmenler üzerinde, gerekirse yöneticiler üzerinde fedakarlıklar yapmak gerekiyorsa, o fedakarlıkları çekinmeden yapmak için çaba sarf ettik.”

Gibi çelişkili cümleler sarf edilmemesi…

Saygılarımla…

Maksut BALMUK

Eğitim Yöneticisi

Memurlar.Net - Özel

 

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

Liselere geçiş sınavı için virüs uyarısı: ‘Sınıf, 12 kişiyi geçmemeli’

Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Maksut Balmuk, Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) ilişkin “Tüm sınav salonları 10-12 öğrenciyi geçmeyecek şekilde düzenlenmelidir. 20 kişilik sınıflar risk oluşturacaktır” dedi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Sınavla ilgili bir rehber yayımlanacak. Sınav bütün öğrencilerin maskeyle sıralara oturmasıyla başlayacak. Eğer mesafe sağlanacaksa maske çıkarılabilecek” sözlerini anımsatan Balmuk, sınav için yapılması gerekenleri...

Öğretmenler 1 Haziran’da okula gelecekler mi?

MEB tarafından yayımlanan 29 Nisan 2020 tarihli yazıya göre yüz yüz eğitime 01 Haziran 2020 tarihine kadar ara verilmiş uzaktan eğitime devam kararı alınmıştı. Peki öğretmenler, 1 Haziran’da okula gelecek mi? Daha önce; Covid-19’un yarattığı sorunlar sonrasında eğitim öğretimde yapılanları eğrisiyle doğrusuyla el almaya çalıştığımız iki yazı yayımlamıştık. Bilindiği üzere MEB tarafından yayımlanan 29 Nisan...
Makale'ye Yorum Yapın

SPONSORLAR

FACEBOOK TAKİP EDİN

Son Yorumlar

Haziran 2020
P S Ç P C C P
« May    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930