MEB’de yönetici görevlendirmeleri fazla uzamadı mı?


  • Gündem
  • 21 May 2014
  • editor
  • 1.280 views Okunma
  • Yorum Yok

Hani bir siyasi demişti ya Allah verdikçe veriyor diye… MEB’deki durum da aynen öyle. Yönetici atamalarında yıllarca mevzuat sorunu yaşanırken, her defasında Danıştay tarafından durdurulurken hatta ve hatta Danıştay engel olarak görülürken bugün gelinen noktada her şey idarenin kontrolünde.
headline

On binlerce okul yöneticisi, yüzlerce ilçe yöneticisi, onlarca il yöneticisi bir cümlelik kanun maddesi ile görevden alınırken idareye istediği gibi düzenleme yapma yetkisi verildi.

Yani istediğini istediğin kıstasa göre atayabilir, görevlendirebilir idare.

Bugün yüzbinlerce çalışanı olan Milli Eğitim Bakanlığında kadrolu çalışan yönetici sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. İl müdürleri, ilçe müdürleri hepsi görevlendirme ve son olarak tam 23 gün sonra okul yöneticileri de aynı pozisyonda olacaklar.

Sayın müsteşar iki hafta önce yaptığı açıklamada önümüzdeki hafta okul yöneticilerine ilişkin düzenleme yapılır dedi ise de henüz icraat yok. Ne de olsa önümüzdeki hafta kavramı ucu açık bir kavram. Bu haftanın da önünde hafta var, gelecek haftanın da… (!)
Söz ağızdan çıkıp da icraata dönüşmeyince maalesef çok üzülüyoruz. Çünkü devlet ciddiyetinden uzaklaşıldığını, bürokrasinin ağırlığının yok edildiğini düşünmeden edemiyoruz…

Yetki varken, engelleyen yokken beklemek neden? Bekletmek neden? On binlerce insan iki dudağınız arasına bakıyor, oradan cümleler süzülüyor fakat iş icraata gelince sözler unutuluyor. En azından insanlara denilebilir ki “… tarihine kadar tamamlayacağız.”
Bu bile insanlar için çok önemlidir. Ona göre plan, program yaparlar…

Ümit ediyoruz ki bu bekleme son bulur ve rahatlatıcı bir açıklama değil icraat en kısa zamanda yürürlüğe konulur…

Bu noktada şunu söyleyebiliriz:

Yöneticilerin görevi (4 yıl dolduğu için) sona erdiği gün (13.06.2014) o okulun kadrolu öğretmeni olacaklar. Norm bulunsun bulunmasın o okulla ilişkilendirilecekler. Daha sonra norm fazlası durumu ortaya çıkarsa değerlendirme ona göre yapılacak. Yani bir mesai arkadaşını fazla yapabilecek yönetici…

Bizim bu noktadaki arzu ettiğimiz değil bakanlığın yapmasını beklediğimiz yöntem bu olacaktır.

O okulun öğretmeni olan kişiye ya yöneticiliğe devam ya da tamam denilecek.

Bu nedenle ısrarla dedik ki bu öğretmenler geleceklerini görebilsinler ki isteğe bağlı yer değiştirmelerde tayin isteyebilsinler. Düşünün ki 20 yıllık müdürsünüz, son 5 yılınızda da bu okulda müdürsünüz ve bir anda bu okulda öğretmen olacaksınız. Üstelik bu okuldaki bir öğretmeni de norm fazlası yapabileceksiniz. Bu gerçekten akla mantığa uygun gelmiyor.

Eğitim düşünülüyorsa bu yöntemle verim elde edemezsiniz. Bunu anlamak için biraz empati yapın kelli felli bizi yöneten akademisyenler. Bakanlıkta en üst düzeyde yöneticisiniz binlerce insanı yönetiyorsunuz ve sizi bir anda çalıştığınız birimde memur yapıyorlar. Neler hissedersiniz? Cevap hazır çeker giderim. İyi de bunlar öğretmen nereye çekip gitsinler, elde yok avuçta yok… Çok mu kazandılar ki bundan sonra çalışmadan yaşamlarını idame ettirebilsinler?

Tabii ki aslolan öğretmenliktir. Bunu asla inkar etmiyoruz fakat daha önce de söylediğimiz gibi 20 yıl yöneticilik yapmış bir insanın öğretmenliği gerçekten körelmiştir.

Allah verdikçe veriyor da Allah kimseye zulmedilsin, kötü kullanılsın diye vermiyordur. Mutlaka olumlu kullanılsın diye veriyordur.

Maksut BALMUK
Öğretmen

http://www.memurlar.net/haber/468640

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

Fen ve Sosyal Bilimler Liselerine öğretmen ataması neden düzenlenmiyor?

MEB’de yargı kararına rağmen uygulamada sorunlar yaşanan, bir türlü düzene oturtulmayan sorunlardan birisi de Fen ve Sosyal Bilimler Liselerine öğretmen ataması. Bu okullarımız kurulduklarından beri sınavla öğrenci almakta. Ayrıca öğretmenleri de özel olarak seçilmiştir yıllarca. Bu seçim süreci Anadolu liseleri ve Anadolu Öğretmen liseleri ni( kapatılan) de kapsamıştır. Yargı kararlarına bakıldığında; sınavla öğrenci alan bu...

MEB’de yeni yapılanma

Eğitim Sistemimizin sorunlu olduğu her kesim tarafından kabul ediliyor. Bunun böyle gitmeyeceği da açık. Ülke ekonomisinin kaynaklarının önemli bir kısmının aktarıldığı ve mutlak aktarılması gerektiği Eğitim’deki başarısızlık sadece bakanları değil, başbakanı da Cumhurbaşkanını da rahatsız etmektedir. Eğitim Sistemimizin sorunlu olduğu her kesim tarafından kabul ediliyor. Bunun böyle gitmeyeceği da açık. Ülke ekonomisinin kaynaklarının önemli bir kısmının aktarıldığı...
Makale'ye Yorum Yapın

SPONSORLAR

FACEBOOK TAKİP EDİN

Son Yorumlar

Kasım 2019
P S Ç P C C P
« Nis    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930