MEB’de Akıl, Bilim, Pedagoji, Hukuk Hak Getire…


  • Gündem
  • 05 Eki 2015
  • editor
  • 1.244 views Okunma
  • Yorum Yok

yeni manşet

MEB yani Milli Eğitim Bakanlığı. Ülke geleceğine yön vermesi gereken, geleceği yetiştirmekle görevli bakanlık. Aklın, bilimin, pedagojinin, hukukun hakim olması gereken bakanlık.

Yöneticilerine bakarsanız sözde AKademik kadrolarla yani bilim damları ile dolu… Ama icraata bakarsanız bilimin b’si yok.

Yetiştirme Kursları:

En son açıklama: Müsteşar Sayın Doç.Dr. Yusuf TEKİN; 3milyona yakın öğrenci bakanlıkça açılan ücretsiz kurslara müracaat etmiş. Ne büyük rakam ne sevindirici durum. Sayın TEKİN neredeyse havalara uçacak ve herkese teşekkür ediyor, katkılarından dolayı…

Açılan kurs ne kursu? Takviye kursu ( resmi adıyla Yetiştirme ve Destekleme Kursu). Yani ilk açıldığında yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere okuldaki derslerine takviye isteyen öğrencilerin ücretsiz yararlanabilecekleri kurs.

Okullar henüz açılmışken, dersler daha başlamamışken kurslar açıldı ve 3milyon öğrenci kayıt oldu. İyi de daha ders görmeden takviyeye ihtiyaçları olup olmadığı nasıl anlaşıldı? Sakın ha TEOG’a YGS’ye girecek çocuklar diye düşünmeyin, bu kurslar bu sınavlara hazırlamak için açılmıyor.  Okula takviye olsun diye açılıyor. Durum böyle olduğu halde ağlanacak halimize seviniyoruz. Bunun Türkçe’si hafta içi 5 gün çocuklara yeterli öğretimi yapamıyoruz hafta sonu da takviye ediyoruz.

Eğer hafta içi yeterli ise takviyeye ne gerek var? Hafta içi yeterli değilse neden seviniyoruz bu kadar öğrenci katıldı diye?

Çocuklarımızı sınav stresinden kurtaralım diye yola çıkanlar yılda bir olan sınavı   12 yaparak stresi katladıkları gibi şimdi de okulu haftada 5 günden 7 güne çıkarıyorlar. Yazık değil mi çocuklarımıza?…

Haa bu kurslar sınavlara (TEOG, YGS…) yönelik olamaz mı? Tabi ki olabilir ama yeterli verim alınamaz.  Öğretmenlerimiz mi yetersiz kalır? Kesinlikle hayır, bir çok dershane öğretmeninden daha donanımlılar ama dershane mantığıyla kursa bakanlık izin vermediği gibi vermez de… Verse bile yeterli test, kitap, sınav, mali kaynak… bulunamaz. Bu nedenle de başarılı olmaz sistem.

Dershaneler:

Dershaneleri kapattık diye diye Özel Öğretim Kursları olarak karşımıza çıktığı yetmezmiş gibi bir de Temel Lise kavramı ile karşı karşıyayız.

Hadi dershanenin adı değişti de Temel Liseler ne olacak?

İlk yola çıktıklarında Akademik Lise diyeceklerdi ama bundan vazgeçildi ve Temel Lise denildi. Temelsiz Temel Lise… Apartman binalarında ne bahçe var ne laboratuar. Ders bile yok çünkü amaç belli sorunsuz diploma verip üniversiteye hazırlamak. Yani dershanenin kapanmasından doğan boşluğu doldurmak.

Bir de bakanlık parasal destek verince bir taşla iki kuş… Hem özel okul sayısı artacak hem de dershaneleri kapattık denilecek.

Bilimsel yaklaşım Temel Lise denilen okulları açmayı değil izin dahi vermemeyi gerektirir ve bilimsel yaklaşım dershaneleri bir gecelik kanunla değil, dershaneyi ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldırmakla uğraşır… Bilim kestirme yolu kabul etmez.

Okul Dönüşümleri:

İnadına İmam Hatip diye çıkılan yolda halka dayatılan okullarda eğitim yaparak eğitimde fırsat eşitliğini hiçe sayarak bilim adamı olunmaz. Açılan okullar zorla ve mahalle baskısı ile doldurulurken bakana sunulan bilgi ışığında Anadolu Lisesi onayı veren bakanlığın onayını dahi uygulamayan, boş kalırsa boş kalsın diyen anlayıştır bilimsel yaklaşıma, akla, hatta ve hatta hukuka aykırı olan…

MEB’de Akıl Yok Bol Miktarda Akil var…

Tüm bu fikirleri üreten onlarca AKil var MEB’de… Gece düşünüp sabah sunan ve ertesi gün uygulanan uygulamaların kaynağı da akillerden…

Yani MEB’de akıl yok AKil var: Öyle olmasa sevinirmiyiz 3milyon öğrencimiz haftasonu kurslara gelecek diye?

Hukuk yok guguk var: Öyle olmasa yargı kararını uygulamayan, kadrolaşma için her yol mubahtır anlayışı hakim olur muydu?

Liyakatin adı itaat: bir bakın etrafınıza kimler yönetiyor okullarımızı. El pençe divan duran, düne kadar mangalda kül bırakmayıp bir gecede koltuk için dönenler…

Kariyerin işlevi bariyer: Kariyer sahibi olana ekmek yok adeta… Kariyer yükselmeye gerekçe olacakken engel kendilerine çünkü sistem akıllı, başarılı, işin ehli olanı istemiyor. Çünkü sistem; eğitimi bir yere getirmek için değil, özelleştirmenin önünü açacak adımları bir bir atmak ve buna engel olacakları engellemek üzerine kurulu.

Bilim adamlığının içi boşaldı AKademik personel olmuş durumda… Çünkü ne eğitimin bilimi var, ne de bilimsel eğitim, varsa yoksa dindar nesil uğruna kindarlığı aşılayan, insanları ayrıştıran yaklaşım var…

Maksut BALMUK
Eğitim İş İstanbul 1 Nolu Şube Sekreteri

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

Liselere geçiş sınavı için virüs uyarısı: ‘Sınıf, 12 kişiyi geçmemeli’

Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Maksut Balmuk, Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) ilişkin “Tüm sınav salonları 10-12 öğrenciyi geçmeyecek şekilde düzenlenmelidir. 20 kişilik sınıflar risk oluşturacaktır” dedi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Sınavla ilgili bir rehber yayımlanacak. Sınav bütün öğrencilerin maskeyle sıralara oturmasıyla başlayacak. Eğer mesafe sağlanacaksa maske çıkarılabilecek” sözlerini anımsatan Balmuk, sınav için yapılması gerekenleri...

Öğretmenler 1 Haziran’da okula gelecekler mi?

MEB tarafından yayımlanan 29 Nisan 2020 tarihli yazıya göre yüz yüz eğitime 01 Haziran 2020 tarihine kadar ara verilmiş uzaktan eğitime devam kararı alınmıştı. Peki öğretmenler, 1 Haziran’da okula gelecek mi? Daha önce; Covid-19’un yarattığı sorunlar sonrasında eğitim öğretimde yapılanları eğrisiyle doğrusuyla el almaya çalıştığımız iki yazı yayımlamıştık. Bilindiği üzere MEB tarafından yayımlanan 29 Nisan...
Makale'ye Yorum Yapın

SPONSORLAR

FACEBOOK TAKİP EDİN

Son Yorumlar

Haziran 2020
P S Ç P C C P
« May    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930