Cemaat için denilen o yasa tasarısının esas amacı ne


  • Gündem
  • 06 Haz 2016
  • editor
  • 963 views Okunma
  • Yorum Yok

Meclis Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen Maarif Vakfı Yasa Tasarısını kabul etti…

cemaat-icin-denilen-o-yasa-tasarisinin-esas-amaci-ne---0306161200_m2

Meclis Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen Maarif Vakfı Yasa Tasarısını kabul etti.

Tasarının amacı kamuoyuna yansıtıldığına göre Gülen Cemaati tarafından yurt dışında açılan okullarla ilgili tasarruflarda bulunmak, yurt dışında üniversite dahil her türlü okul açmak, her türlü yayın, araştırma, çalışma yapmak…

Amaç kamuoyuna böyle yansıtıldı ve bu girişim olumlu da bulundu. Aynı konu meclisteki komisyon görüşmelerinde de gündeme geldi fakat Eğitim İş İstanbul 1 Nolu Şube Sekreteri Maksut Balmuk, “işin iç yüzü öyle değil” diyerek Maarif Vakfı Yasa Tasarısı’nın tek amacının bu olmadığını aktardı. Balmuk tasarıyla ilgili şunları söylüyor:

“Yani bu kadar iyi niyet adı altında eğitim sistemini içte ve dışta kökten etkileyecek adım atılıyor.

Daha doğrusu var olan fiili durumlara kanuni alt yapı hazırlanıyor. Minareyi çalanın kılıfı hazırlaması gibi…

Tasarının bir maddesi aynen şöyle;

 

(2) Maarif vakfının amacına yönelik hizmetler Türkiye ve Dünyada bütün coğrafyayı kapsar.

Yani söylendiği gibi amaç sadece yurt dışı değil Türkiye ve Tüm dünyada faaliyet yapacak. Türkiye dünyanın dışında imiş gibi “Türkiye ve Dünyada” denilmiş. Özellikle vurgulanmış Türkiye.

PEKİ NE TÜR FAALİYETLER YAPACAK BU VAKIF?

Yine tasarıda yazıyor;

-Okul Öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yüksek öğretim kurumu açacak,

-Her türlü kurslar, etüt merkezleri ve kültür merkezleri açacak,

-Kütüphane, laboratuar, sanat ve spor tesisi kuracak

-Yayın yapacak, eğitim programı ve içerikleri geliştirecek, üretecek, yayımlayacak

-Yurt, pansiyon ve lojmanlar kuracak

Bu işleri sadece kendisi yapmayacak aynı zamanda bu tür tesisleri satın alabilecek, devralabilecek, kiralayabilecek.

İşin Püf Noktası Olan amaca gelelim:

Benzer faaliyetlerde bulunan kurum ve kuruluşlarla yasal sınırlar içerisinde ortaklık dahil her türlü işbirliği yapacak.

-Öğrencilere burs, Kitap, kıyafet, bilgisayar, yazılım alacak,

-Müfredata ilişkin çalışmalar yapacak

-Eğitimci, öğretmen, akademisyen yetiştirecek

PEKİ BUNLARI NASIL YAPACAK? KAYNAĞI NEREDEN BULACAK?

-Ulusal ve uluslararası fonlar

-Her türlü bağışlar

-Faaliyetlerden elde edilecek gelirler

-Bakanlar kurulu kararı ile genel bütçeden ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından aktarılacak tutarlar.

Ayrıca; Vakfın kuruluş merkezi için maliye bakanlığınca uygun görülen taşınmaz, bedelsiz olarak vakfa bırakılacak. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığının uygun gördüğü yurt dışında kamuya ait varlıklar bakanlar kurulu kararı ile bedelsiz olarak vakfa devredilecek.

Ve vakıf bir çok vergi muafiyetinden yararlanacak.

İş birliği maddesi:

Maarif vakfı, bu faaliyetleri tek başına yapabileceği gibi tüzel veya gerçek kişilerle ortak olarak da yapabilir.

Bu yasa iyi niyetle çıkarıldı denilse de içeriği öyle değildir.

Bu yasa  Türkiye de ve yurt dışında her türlü eğitim faaliyetini yapabilecektir. Bunu yaparken her türlü dernek, vakıf, sendika, parti ya da gerçek kişi ile işbirliği yapılabilecek. Yurt, pansiyon, okul akla ne gelirse her türlü bina yapımı,kiralaması, müfredat hazırlanması, eğitim düzenlenmesi söz konusu olabilecek. Kaynak da  büyük oranda devlet olacak.

Yani bugüne kadar eğitimde cirit atan, Ensarlar, İHH lar, Hayratlar, İlim yaymalar, TÜRGEV’ler, ÖNDER’ler, KADEM’ler, … aklınıza ne kadar dernek vakıf gelirse hepsine kanuni alt yapı oluşturuluyor.

Onlar artık Türkiye deki okulların dışında yurt dışında da  faaliyet gösterebilecekler ve onlara kaynak aktarılabilecek.

İşin Türkçe’si Milli Eğitim Bakanlığının bugün üzerinde bulunan tüm vazifeleri (öğretmen yetiştirmek dahil) bu vakıf da yapabilecek. Bunu sadece kendisi yapmayacak söylediğimiz tüzel ve gerçek kişilerle de yapabilecek.

Bu eğitimin devredilmesi demektir. Bu devir yapılırken tabii ki tüm eğitim değil istenen tarzda, istenen kişilere yönelik bir devir olacak. İmtiyazlı kurumlar, imtiyazlı okullar yaratılacak ve bu imtiyazlı kurumlara alınacak öğrencilere imtiyazlar tanınacak…

İşin gerçek boyutu budur. Kanun tasarısı ortada ve meclis genel kurulundan geçtiği anda kanunlaşacak. Bu tehlikenin farkında olmak gerekir.

Bu; Gerici, dindar adı altında kindar, ayrımcı, laiklik karşıtı, yandaş… yaklaşımlı eğitimin Türkiye dahil tüm dünya coğrafyasında gerçekleştirilebilmesinin kanunlaştırılmasıdır.”

 

Odatv.com

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

Bazı Okul müdürlerine SRC kıyağı. Görev başına 400 lira!

SRC sınavının merkezi sınav sistemine yüklenmemesi ve 1-2 saat süren bir sınav için görev başına 400 TL ücret ödenmesi nedeniyle, bu sınavda görev alacakların belirlenmesinde, kayırmacılık yaşanmamaktadır. SRC belgesi yük ve yolcu taşımacılığı yapanların almak zorunda oldukları mesleki yeterlilik belgesinin adı. Bu sınav diğer sınavlarda olduğu gibi okullarda yazılı ve uygulama olarak yapılmakta. MEB okullarda...

Sözlü sınav notu, sözleşmeli öğretmenlerin norm fazlası durumunu dahi etkiliyor

Sözleşmeli öğretmenlerin norm fazlası olarak tespitinde, kadrolu öğretmenlerden farklı bir kıstas uygulanmaktadır. Kadrolu öğretmenler, hizmet puanı kıstasına göre norm fazlası ilan edilirken, sözleşmeli öğretmenler mevzuat hükmü gereğince “atama esas puan”a göre norm fazlası ilan edilmektedir. Atama esas puan da sözlü puanlardır. Sözleşmeli öğretmenlerin norm(ihtiyaç) fazlası olarak belirlenmesinde kural Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 18. Maddesinde...
Makale'ye Yorum Yapın

SPONSORLAR

FACEBOOK TAKİP EDİN

Son Yorumlar

Şubat 2020
P S Ç P C C P
« Ara    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
242526272829