Bakanlıkta dayısı olan öğretmen göreve dönüyor


  • Gündem
  • 21 Kas 2017
  • editor
  • 565 views Okunma
  • Yorum Yok

MEB de sayıları binleri bulan öğretmen halen açıkta beklemekte. Yani görevlerinden uzaklaştırılmışlar. Geri dönüş için ise maalesef bakanlık adım atmıyor. Çünkü bakanlıkta ve belki de bakan Sayın İsmet Yılmaz’da “FETÖ fobiye”kapılmış durumda. Eğer göreve iade ettikten sonra kişi FETÖ’cü çıkarsa, ne yaparım kaygısı değil adeta korkusu hakim.

Öğretmenlere açığa alınırlarken, ihraç edilirlerken bile hiçbir gerekçe sunulmadı. Sadece FETÖ/PDY ve terör denildi resmi yazılarda da. İçerik ise yok.

AYLARDIR AYNI LAFLARI DUYUYORLAR

Birçok öğretmen savcılıklara kendini ihbar etti adeta. Ve bir kısmına savcılıklarca takipsizlik yani kovuşturmaya yer yoktur kararı verildi. Adeta belgelendi suçsuzlukları.

Buna rağmen, yani savcılıktan belge aldığı halde iade edilmeyen öğretmenler var. Üstelik bir yıldan fazladır da açıkta bekliyorlar. Adeta psikolojileri bozuldu. Dertlerini kimseye anlatamıyorlar, anlatacak birini bulduklarında da “tamam döneceksiniz, sorun yok” gibi lafları duyuyorlar aylardır.

Oysaki benzer durumda olup, yani kovuşturmaya yer yoktur kararı alıp, göreve dönen öğretmenler de var.

Aynı ilde A kişisi dönüyor, B kişisi dönmüyor. Bu kabul edilebilir değil. Karar aynı ama sonuç farklı. Çünkü B kişisinin dayısı yok. Aynen öyle, maalesef.

FETÖ’CÜLERİN ELİNDE KOZA DÖNÜŞÜYOR

İşte bakanlığın bu yanlış tavrı ve “FETÖ fobisi” tam da korktuğu FETÖ’ye yarıyor. Haksız yere açıkta bekletilen, ihraç edilen insanların varlığı, bile bile göreve iade edilmemesi FETÖ’cülerin elinde koza dönüşüyor.

Sayın bakan, artık bu Fobiden kurtulmalıdır. Kurtulmanın yolu da yüzleşmektir. Üzerine gitmektir. Öyle ise korkuları bir kenara bırakıp hem kamu zararı yaratan, insanları ciddi şekilde mağdur edene hem de korkulara yarayan bu “fobi”den kurtulmak gerekir.

Bakanlıkta durum böyle olunca, illerde de valiler aynı korkuya kapılmış durumdalar. Bir insanı durup dururken, sebep ortaya koymadan görevden uzaklaştırıyorsunuz ve geçici bir tedbir olması gereken bu uygulamayı bir yıldan fazla zamandır sürdürüyorsunuz. Üstelik yargı kararına rağmen adım atmıyorsunuz. Bir de bunun üstüne dayısı olana ayrı muamele yapıyorsunuz. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yoktur.

BU İŞ ARTIK ÇÖZÜLMELİDİR

Bir çoğunun sosyal çevre incelemesi dahi yapılmış ve olumlu dönüşler alınmışken bu korku niye? Bu korkunun ne kadar insanı, çoluğunu, çocuğunu mağdur ettiği düşünülüyor mu?

MEB, hatta hükümet bu işi artık çözmelidir. Bakanlığın açığa aldıklarını bakanlık iade etmeli diğerleri için de valileri uyarmalıdır. Bu iş artık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır.

Öğretmenleri 24 Kasım’da süslü güzel kelimelerle kandırmayı bırakalım. Onları mesai arkadaşları ile buluşturalım.

Maksut Balmuk

Odatv.com

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

Bazı Okul müdürlerine SRC kıyağı. Görev başına 400 lira!

SRC sınavının merkezi sınav sistemine yüklenmemesi ve 1-2 saat süren bir sınav için görev başına 400 TL ücret ödenmesi nedeniyle, bu sınavda görev alacakların belirlenmesinde, kayırmacılık yaşanmamaktadır. SRC belgesi yük ve yolcu taşımacılığı yapanların almak zorunda oldukları mesleki yeterlilik belgesinin adı. Bu sınav diğer sınavlarda olduğu gibi okullarda yazılı ve uygulama olarak yapılmakta. MEB okullarda...

Sözlü sınav notu, sözleşmeli öğretmenlerin norm fazlası durumunu dahi etkiliyor

Sözleşmeli öğretmenlerin norm fazlası olarak tespitinde, kadrolu öğretmenlerden farklı bir kıstas uygulanmaktadır. Kadrolu öğretmenler, hizmet puanı kıstasına göre norm fazlası ilan edilirken, sözleşmeli öğretmenler mevzuat hükmü gereğince “atama esas puan”a göre norm fazlası ilan edilmektedir. Atama esas puan da sözlü puanlardır. Sözleşmeli öğretmenlerin norm(ihtiyaç) fazlası olarak belirlenmesinde kural Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 18. Maddesinde...
Makale'ye Yorum Yapın

SPONSORLAR

FACEBOOK TAKİP EDİN

Son Yorumlar

Şubat 2020
P S Ç P C C P
« Ara    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
242526272829